Kullanıcı Oyu: 0 / 5

Yıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değilYıldız etkin değil
 

jale parıltıJale parıltı Sanat yolculuğuna nasıl başladınız? 1997-1998 yıllarında Mahsun Kırmızıgül ve Hilmi Topaloğlu ortaklığında Prestij Müzik ile müzik dünyasına adım attım. İçimdeki şehir ağla gözlerim diye yine ortak olduğum müzik firmasından albümleri çıktı, fakat reklam çalışmaları ve yanlış yönetmen ile istediğimiz sonucu alamadım. 2003 yıllarında  Selçuk Çobanoğlu ile tanıştım ve  ASiYE ve GÖNÜL DAĞI türküleri ile çıkan albümlerim müzik yolculuğumun dönüm noktası olduğunu söyleyebilirim. Bu anlamda Selçuk Çobanoğluna çok teşekkür ediyorum. Hala kendisiyle dostluğumuz devam etmektedir. Zaman zaman kendisiyle aynı projelerde yer alıyoruz. 2010 Yılında Şeker yapımın sahibi Kadir Şeker ile tanıştım. Müzik sevgimizi aşka dönüşerek evlilikle taçlandırdık ve bir kız evladımız oldu. Evlendiğimiz yıl bir proje albümü çıkardık; MAKAMLARIN SULTANI adlı büyük bir proje oldu hem maddi hem de manevi olarak çok ağırdı, böylelikle bir çok müzik severlere ulaşmış olduk. Müzik tutkusu ne zaman başladı? Ortaokuldan beri beri çeşitli korolar kurdum, müzikaller yönetim. Müzik tutkusu içimde hep vardı. Sahneler olduğu sürece, alkışlar susmadığı zaman, son nefesime kadar sahnelerde ve müzikle olmak istiyorum. Neden müzik? Müziği hiç bir zaman ticari bir gözle görmedim. Müzik benim hayatımda  aşkım oldu, mutlu olduğum zamanlar müzikle yaşıyorum, mutsuz olduğum zamanlarda kendimi müzikle teskin ediyorum. Müzik benim hayatımda hiç bir zaman ekmek parası olmamıştı, bunun yanında dekorasyon işiyle uğraşıyordum. Müziği sanat için sanatı da sanat için yapmak isteyen bir insanım. Ama müzik hayatımın o kadar çok içinde oldu ki diğer işimde yapamaz hale geldim, böylelikle de müzikten para kazanmak şart oldu. Çok hırslı bir şekilde de piyasada olabilirdim ama ben olmadım, böyle olan kişileri de kınamadım. Müzik asla benim için uyku gibi, aşk gibi böyle bir şey yaptığımız her albümdeki  şarkılar evlat gibi, onların sevilmesi dilden dile düşüp söylenmesi o kadar gurur verici ki tıpkı evladınızın başarıdan başarıya koştuğunu görmek gibi bir şey. Çünkü çok emek veriyorsunuz. Konservatuvar okumadım ama 10 kere ciddi anlamda stüdyoya girdim, 10 tane albüm yapıldı, singıllar dahil her yaptığım albümde 12 tane şarkı seçiyoruz, çok büyük ustalarla çalışmalarım oldu. İlyas Tetikle başladım, Osman Tetik, Ali İhsan Kısa ile devam ettim. Her albüm bir yıl sürüyor, ben 10 yıl konservatuvar okumuş gibi oldum. Zaten bu ustalar size o kadar çok şey katmakta zaten hepsi de hocalık yapan öğreticiler. Bu hocalar size o kadar çok şey katıyorlar ki usulde okumak, düete okumak, hepsini gayet iyi bilirim. Kulağımda çok iyidir, zaten konservatuvarın yansıra yorumcu olmak yetenek ister. ALLAH vergisi bir iş,  Allahıma şükür ediyorum bolca bu yeteneği verdiği için. Müzik benim hayatımda olmaz ise olmaz. MÜZİK EVRENSEL MİDİR? Tabi ki evrenseldir.  Müzik, ortak bir dildir. Bir çok insan ile ortak dili konuşmaya bilirsiniz ama müzikle anlaşabilirsiniz. Dünyanın bir çok şehrine gittim, bir çok yabancı yerde bulundum. Örneğin bunlardan birisi Afrikaydı. Hep belgeseller de izlerdim, gerçekten merak ederdim ve daha fazla bir vahşet olduğunu gördüm. Somaliye giderek onları güldürmeye çalıştım ama nasıl güldüreceğimi bilemedim. Müzikle eğlendirmeye çalıştım, acılarını paylaşıp, müzikle birlikte ağladım. Keza New York’ta müzikal bir ortamda bulundum. Hepsi farklı ensturman çalarken ben sahne aldım, havasına suyuna şarkısıyla bütün Amerikalılar bana eşlik ettiler, birlikte şarkı söyledik, aramızda farklı bir duygu seli oluştu. Farklı dostluklar kurduk. Kendimi ifade edecek kadar İngilizcem olmamasına rağmen bunun sebebi müzikti müzik ortak dildir, iyi niyetle kullanırsanız. Toplumun önünde olan kişiler içinde müzikle yaklaşırsak dünyada kirlilik olmaz, savaşlar bile bitebilir diye düşünüyorum. Hatta büyük önder Atatürk, Paris’de silah arkadaşları ile operaya gidiyorlar ve opera çıkışında şöyle söylüyor: “Biz niye savaştayız, bizde opera yok” diyor. Beni derinden etkiler sinema, tiyatro, şairler... Bunlar çok arz eden duygular. Müzik insanları buluşturur ve kaynaştırır. GELELİM KALE TÜRKÜSÜNE  Karadeniz türküsü benim hayatımda farklıdır tıpkı asiye gibi milyonlara ulaşmam asiye türküsü ile olmuştu kale türküsünü de yorumlamak istedim aslında karadeniz lehçesiyle okumam gerekirdi ama ben jale parıltı yorumu ile karadenizli sevenlerime seslendim. KLİBİNİZ NEREDE ÇEKİLDİ? Klibimizi bolu da çektik Basında pahalı bir kürk kullandı diye medyada yer aldı aslında klibimiz için kullanıldı ben sadece kendi yararına olan işlerde değil suriyeli kardeşlerimize elimden gelen ne varsa onların duygularını paylaştım. Örfümüzü adetlerimizi birlikte yaşamanın güzel bir duygu olduğunu yaşadık. JALE PARILTININ HOBİLERİ VE FOBİLERİ NEDİR? Eskiden Doğada resim yapardım sevdiklerimle vakit geçirirdim ama geç anne olduğum için hayatımın bütününü ona ve kendini mutlu etmenin değil insanların mutluluğu ile mutlu olmanın en büyük hobim bana ihtiyacı olanlara ulaşmak oluyor. Fobilerim şuan yok ama eskiden panik atak yaşardım uçakta zaman zaman araba kullanamazdım ama tedavi ile iyileştim şuan için fobim yok. SOSYAL MEDYA İLE ARANIZ NASIL Sosyal medyayı aktif olarak kullanıyorum ama çocuğu olan bir anne için sevgi tamamen evladımda ve eşimde aktif olduğum zamanlarda mesajların yorumların hepsine kendim cevap veririm ve hatta sevenlerimle zaman zaman buluşur vakit geçirmişliğimde olmuştur. Yetişemediğim zamanlarda suat filiz desteği de oluyor  ve basın danışmanım kadir şeker sevenlerim bana facebook dan jale.parilti seker den instagramdan jale parıltı olarak ulaşabilirler hepsine sonsuz şükranlarımı sunarım.

0
0
0
s2sdefault

Yorum ekle

Lütfen seviyeli yorum!


Güvenlik kodu
Yenile