ILYAS KECECIİlyas Keçeci ( D.1969 ) Besteci,söz yazarı,aranjör,yönetmen,prodüktör. Kendi zamanı’nın dışında müzik anlayışı’na sahip biri,kim neyi nasıl yapar’la asla ilgilenmez,kendi olmazsa olmazları olan biridir.Aslen 1969 doğumlu olması’na rağmen,nüfus kayıtlarında kendisinden üç yaş küçük olan kardeşi ile aynı doğum tarihi’ne sahip’tir yani nüfus kayıtlarında 1972 doğum’lu görünür,bu yanlış kayıt hem okul hem’de askerlik hayatı’nı bir karmaşa’ya çevirdi,kardeşi ile aynı gün asker olup,okul’da aynı sınıf ve sıralar’da oturdu’lar.Bu yanlış kayıt’ın nedeni ise,Keçeci’nin babanne ve dedesi’nin yanında büyümesi ki ! Keçeci’ye kendi ismi’ni veren dedesi’nin o dönemde bulunan tüm torunları’nı (1972) tarih’i ile yazdırması,sülale olarak soyadı kanundan önce lakaplar’ı (Ekabiroğulları) dır fakat yöre’de (Ekaburoğulları) olarak telaffuz edilir,değil aile’de sülale’de sadece iki tane (İlyas Keçeci) var’dır ilk İlyas Keçeci dedesi’dir ve ikinci İlyas keçeci’de kendisi’dir…

Keçeci,akademik bir kariyer’e sahip değil’dir okul hayatı orta öğrenim ikin’ci sınıf terk’tir müzik hevesi yüzünden okul okumamış’tır,kendi deyimi ile (Alay’lı) dır,müzik yaşantı’sı ilk okul beşinci sınıf itibarı ile başlamış o zaman’a kadar aktif bir müzik yoğunluğu bulunmaz,1984 yılında bir yarışma’ya girip kazandıktan sonra daha bir yoğun müzik telaşı’na girmiş ve sonrasında istanbul unkapanı plakçılar çarşı’sı macerası başlamış’tır,hatta o dönemler’de yapılmış (Yolunu bekliyorum) isim’li bir’de kaset’i bulunur,o dönemler’de çocuk şarkıcı,türkü’cü furyası vardı ve kendisi’de o furya’dan sebeplenmiş biri’dir…

İşin kaset boyut’u onu pek tatmin etmediğinden dolayı kendisi mutfakta’ki adam olma’yı tercih ederek bu’gün kü besteci,söz yazarı,aranjör,yönetmen (İlyas keçeci) olma yolunda ilerlemiş ve başarılı’da olmuş’tur,kendi’ne münhasır bir kişilik ve yapı’ya sahip aynı zaman’da ilkeler’i olan biri’dir,protokol’ü pek sevmez,resmiyet o’nu sıkar,bunaltır iş hayatı dışında’da,içinde’de resmiyet’i pek sevmez,göründüğü gibi biri’dir,birşey diyecek’se direkt der,onun için makam mevkii pek önemsenecek şeyler değil’dir,bilmediği konular’da asla ve asla yorum yapmaz,tartış’maz,vakıf olduğu konu ve konular’da ise hiç’mi hiç müsemaha’sı yok’tur..

Keçeci,evli ve bir çocuk babası’dır,aile onun için en önemli unsurlar’dan biri’dir ve her zaman iş’in önün’de gelir,iş ikinci planda’dır,çok büyük iki zaaf’ı var’dır,bunlar’dan ilk’i (Din-i İslam) ki ! bu konu’da asla şaka,hafife alma vs.vs gibi şeyler’i hoş görmez (Kuran-ı Kerim,Hadis-i Şerif) gibi kutsalları’na dokundurtmaz,bunun yanı sıra (Ehl’i beyt,Sahabe-i Kiram,Ashab-ı Kiram,Sadat-ı Kiram,Allah celle celalühu Dostları) hakkında ileri geri söylemler’e hiddetlenir,çoğu kimse o’nun bu hali’ni yadırgasalar’da o pek aldırış etmez,kendisi’ne sorduğunuz’da şu cevabı alırsınız (Müzik,benim işim,geçimim’i sağladığım bir iş,lakin ” Din-i İslam ” yaşam’a biçim’im,yaradılış gayem’dir) o’na her kim,dil uzatır,hafife almaya kalkar ise,kırar dökerim..

Keçeci,yaptığı eserler’in geneli’ne bakılarak (Doğu’lu) zannedilse’de aslında (Karadeniz) li’dir,kendi deyim’i ile (Ben !! hem doğu’lu,hem’de karadenizli’yim) der,yanlış’ta sayılmaz,kendi’si doğu karadeniz (Giresun/Görele) li’dir ve ora’da yaşar,sakinliği sever,zaten doğum yeri’de ” Giresun/Görele ” dir,uzun yıllar İstanbul’da kaldıktan sonra yine doğdu’ğu topraklar’a geri dönüp yerleşti..

Müzisyen’lik bir yana,kendi’si bağ,bahçe ve toprak’la uğraşmak’tan büyük keyif alır,Keçeci !! sekiz ayrı entruman çalar,ilk sazı ise perküsyon’dur bunlar sırasıyla (Bağlama,ud,buzuki,cümbüş,gitar,piyano,kemençe,perküsyonlar’ın tamamı)dır…

Yorum yapmaya iznin yok!